Kooperatiflerin Avrupa’da uzun bir geçmişi vardır. Çoğu AB ülkesi, özellikle Batı ve Kuzey Avrupa ülkeleri, bir asırdan fazla bir süre önce kooperatif kanunları oluşturmuşlardır. Bu kanunlar kooperatiflerin gelişmesini teşvik etmiş ve yasal reformlar kooperatif gelişimi ile el ele ilerlemiştir. Kooperatif yasaları, ülkeler bazında ANADOLU 29 (2) 2019 180 birtakım farklılıklar gösterse de daha ziyade benzerlikler ön plana çıkmaktadır. Hollanda’daki kooperatifler hakkındaki mevzuat Kuzey-Batı Avrupa’daki kooperatif kalkınmasının bir örneği olarak düşünülebilir. Dolayısıyla, Türkiye ve Avrupa kooperatifleri arasındaki yasal statü farklılıkları üzerinde dururken Hollanda ve Türkiye kooperatif kanunları karşılaştırılabilir. Hollanda Kooperatif Kanunu, kooperatifi şöyle tanımlar: “Kooperatif tüzel bir kişidir. En az iki müessis tarafından kurulur ve kuruluşta iki veya daha fazla üyesi olması gerekir. Bu ilk üyelerden en az ikisi kooperatifin kurucusu olmalıdır. Kuruluşundan sonra ise kooperatifin tek bir üyesi olabilir. Kooperatifin adı “coöperatief” veya “coöperatie” kelimesini içermelidir. Hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler bir kooperatif üyesi olabilir”. Türkiye’de 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun birinci maddesine göre ise kooperatif: “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir” şeklinde tanımlanmıştır.  Kanunun ikinci maddesine göre ise: “Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından imzalanacak ana sözleşme ile kurulur. Kooperatif adını ancak bu kanuna göre kurulmuş teşekküller kullanabilir”. Finansman ve kâr dağıtım kuralları Hollanda kooperatifleri için kanunda açıkça belirtilmiştir. “Kooperatif içi yasal minimum sermaye zorunluluğu yoktur. Üyeler kooperatife borç ya da sermaye olarak fon sağlayabilirler, ancak bu zorunlu değildir. Kooperatifin kazancı sermaye hesabına veya yedek hesaba eklenebilir veya doğrudan üyelere dağıtılabilir. Bu ekleme veya dağıtım üyelerin katkı payına bakılmaksızın yapılabilir”. Türkiye Kooperatifler Kanunu sermaye için Hollanda kooperatifleri ile benzerlik göstermektedir. Fakat kâr dağıtımı ile ilgili şu hükümler bulunmaktadır: “Gelir-gider farkının en az %10’u yedek akçeye, kooperatif üst kuruluşlarında ise buna ilaveten en az %5’i fevkalade yedek akçeye ayrılmadıkça ortaklara dağıtım yapılmaz. Gelir-gider farkının ortaklar arasında bölüşülmesi öngörülmüş ise bu bölünme ortakların muameleleri oranında yapılır”. Hollanda ve Türkiye kooperatif kanunları ile ilgili diğer bir ortak nokta ise ortakların oy hakkıdır. Kanunda belirtilen şekli ile:” Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir”. Ortaklık yapısında homojenlik açısından eşit oy hakkı önem taşımaktadır. Genel olarak bakıldığı zaman kuruluş, kâr dağıtımı ve oy hakkı hükümlerinde küçük farklılıklar olmasına rağmen, Türkiye ve Avrupa kooperatifleri kanuni düzeyde benzerlik göstermektedir.

Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı

Birleşmiş Milletler’in 2012 yılını Uluslararası Kooperatifler Yılı ilan etmesinin ardından, GTB, Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü aracılığıyla, “2012-2016 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planını” geliştirmek üzere geniş bir değerlendirme ve bilgi toplama kampanyası başlatmıştır. Eylem Planına göre, kooperatifin varlık nedeni, yurttaşlık
değerlerini koruyarak toplumsal sorumluluğu olan serbest teşebbüsler yaratmaktır. Eylem Planı ayrıca herhangi bir ülkede kooperatif sektörünün gelişmesinin o ülkedeki “ortaklık kültürü”ne bağlı olduğunu ve bunun da toplumun genelindeki gelişimi yansıttığını savunmaktadır. Eylem Planı ayrıca Türkiye’deki kooperatiflerin çoğunlukla “arzulanan ekonomik ve toplumsal işlevlerini yerine getirmede başarısız olduklarını” vurgulamaktadır (GTB, 2012: 4).


Eylem Planı, kooperatiflerin Türkiye’de yoksulluğun azaltılmasında ve diğer alanlarda çeşitli faydalar yaratılmasında giderek daha fazla rol almasını önermektedir. Bu diğer faydalar arasında finansmana erişimin artırılması, yeni iş olanakları yaratılması, piyasa düzenlemelerinin iyileştirilmesi ve sosyal sermayenin artırılması yer almaktadır. Bunlar çok genel amaçlardır, bununla beraber Eylem Planı stratejik bir çerçeve içinde problemli alanları ve hedeflere ulaşmaya yönelik genel çözümleri özetlemektedir.

  • Kamu Kurumları ve Kooperatif Hizmetlerinin Desteklenmesi
  • Eğitim, Danışmanlık, Bilgi ve Araştırma Programları
  • Kooperatifler Arası Örgütlenme ve İşbirliği
  • Sermayeye Erişiminin Artrılması
  • Denetleme Sisteminin Geliştirilmesi
  • İşletme Kapasitesinin Artırılması
  • Yasal Altyapının İyileştirilmesi