Dünyanın en büyük 300 kooperatifinin, iki trilyon USD’nin üzerinde geliri olduğunu bildirmektedir (ICA, 2014). Dünya genelinde bir milyardan fazla insan kooperatif ortağıdır, üç milyar insan geçimini kooperatif kanalıyla sağlamakta ve kooperatifler çok uluslu şirketlerden % 20 daha fazla istihdam yaratmaktadır (Co-operatives UK, 2014).  Bu etkileyici ekonomik istatistikler, aynı zamanda sosyal ve kültürel istekleri de karşılayan bir işletme modeline dayanmaktadır. Bunun temelinde yatan ise, kooperatiflerin, yaşadıkları toplumlarda kamu ya da özel sektör tarafından karşılanmayan ihtiyaçları kolektif olarak ele almak için gönüllü bir araya gelen bireylerden oluşmasıdır. Sonuç olarak, küçük, orta ya da büyük ölçekteki etkin bir kooperatif, ortaklarından dolayı ve ortakları için vardır ve önceliği, ortaklarının gereksinimlerini karşılamaktır. Avrupa Parlamentosu’nun da benimsediği gibi, kooperatif işletmeleri, sosyal sorunların çözümüne, sürdürülebilir ekonomik büyümenin desteklenmesine, daha adil gelir ve servet dağılımına katkı sağlamaktadırlar (Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi, 2012). ICA 2014 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) işbirliğinde kooperatif modelinin, 2015 Sonrası Kalkınma Gündeminde yer alan Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine nasıl katkı sağlayabileceğini özetleyen Kooperatifler ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri başlıklı bir politika belgesi geliştirmiştir (2014). Araştırmalar ve bağımsız değerlendirmeler kooperatiflerin, etkili bir biçimde desteklenirse, böyle kalkınma hedeflerini karşılayabileceğini ve karşıladığını göstermektedir (CAPRA, 2013). 

Kooperatiflerin başarıya ulaşması için kooperatifi yönetenlerin, ortaklarının ve halkın kooperatifçilik hakkında bilgili olmaları gerekir. Oy kullanacak, kooperatif yöneticilerini seçecek, yeri geldiğinde eleştirecek, hatta değiştirecek ve fikir verecek olan ortakların tüm bunları yerine getirebilmeleri için kooperatifçilik hakkında yeterli bilgi ve beceriye sahip olmaları gerekir. Kooperatifin yönetimini üstlenen yönetim kurulu ile yönetim kurulu çalışmalarını kontrol edecek olan denetim kurulu üyeleri bu görevlerini yasaya uygun olarak yürütmelidir. Tüm bu nedenlerle ortakların, kooperatif organlarının ve halkın kooperatifçilik hakkında bilgilendirilmesi zorunlu bir hal almaktadır. Başta kooperatif ortakları olmak üzere, kooperatif çalışanlarına ve topluma kooperatif ilkeleri ile yararlarını ve kooperatifçiliğin diğer olumlu taraflarını anlatmak için kabul edilen bu ilke sayesinde kooperatif ortaklarının belirli bir bilgiye sahip olmaları ve sahip oldukları bilgiyle de kooperatif ana sözleşmesini, hesap ve işlemlerini anlayabilmeleri sağlanmalıdır.

Kooperatif ile kooperatif üst örgütü arasındaki bağların kuvvetlenmesi, ortak, yönetici, personel ve geniş bir tabanı oluşturan halkın kooperatif eğitimi alması, kooperatif ile devlet arasındaki ilişkilerin düzenlenmesidir. Bu çerçevede; kooperatif ortaklarının, kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerinin, kooperatif müdür ve personelinin eğitilmesinde kooperatifçilik eğitiminin geliştirilmesi ilkesi önemli rol oynamaktadır.

BİLSEK bünyesinde bulunan mevcut müşteri portföyü üzerinde vermiş olduğu eğitim ve uygulamalar ile bugüne kadar pek çok kadının akademik, ekonomik, sosyal anlamda kariyer edinmelerini sağladığı gibi ülke ekonomisine ve kendi ekonomilerine katkı sunmuştur. “KOOP OKUL PROJESİ” kapsamında daha geniş kitlelere ulaşırken bir diğer yandan ülke ekonomisinde büyük bir yer alabilecek kooperatifler ile böyle bir projenin uygulamaya konulması gerek kooperatiflere aktarılan hibe desteklerinin gerekse kooperatiflerin kendi koymuş oldukları öz sermayenin çağın gerekliliklerine uygun bilimsel ve teknolojik altyapıyla yönetilmesini sağlayacaktır.

Genelde kooperatiflerin kurulma amaçları, daha düşük fiyatlı ürünlere ulaşmak, ücretli istihdama erişmek ve iyileştirmek, daha güvenilir, güvenli ve iyi çalışma koşullarına ulaşmak, finansal hizmetlere erişmek, toplumsal katılım içerme, özneliklerini oluşturmak. Kadın kooperatifleri açısında da farklı olarak toplumsal cinsiyete dayalı şiddete çözüm üretmektir (Majurin, 2012; Nippierd, 2012). BAGEV ve BİLSEK KOOP ile yapılan iş birliği protokolü “KOOP OKUL PROJESİ” ile tüm bu amaçlara ulaşmada köprü eğitimleri sağlayarak kooperatiflerin birleşerek daha çok üretim, satış ve sermaye artışı sağlamalarının yolunu açacaktır. Bu uygulama, işletme koçları eşliğinde disiplinli bir şekilde takip edildiğinde istihdam, ithalat ve özellikle ihracatın yolunu açacaktır.

GEREKÇELER

  1. Toplumda bazı kooperatif modelleriyle ilgili olumsuz bir imaj olması,
  2. Girişimcilerin kooperatif çatısı altında örgütlenmelerinde görülen isteksizlik,
  3. Kooperatiflerin girişimcilik ve ekonomiye katılım konusunda ekonomik hayatta gereğince yer almasını sağlamak,
  4. Atıl işgücünün ve küçük sermayenin ekonomiye kazandırılmasında yaşanan güçlükler,
  5. Yönetişim üzerine bilgi eksikliği.