Ülkemizde cumhuriyet öncesi Memleket Sandıkları ile başlayan kooperatifleşme hareketi, cumhuriyetten sonra atılan bazı adımlarla gelişme imkânı bulabilmiştir. Ancak Türk toplumunun temel sosyo-kültürel değerleri arasında yardımlaşma, imece ve Ahilik benzeri yapılaşma ve anlayışların bulunmasına rağmen kooperatifçilik Türkiye’de yeterince ve istenilen ölçüde bir gelişme gösterememiştir. Bu sorun incelendiğinde temelinde hukuki, ekonomik, eğitim ve diğer sorunlar başlığında toplanan ve birbiriyle bağlantılı sorunlar olduğu ortaya çıkmaktatır. Kooperatifçiliğin Türkiye için öneminin tam olarak ortaya konulması ekseninde bu sorunların bütüncül bir yaklaşımla çözüme kavuşturulması oldukça önem arz etmektedir. Ülkemizde özellikle kadın kooperatifleri birçok iç ve dış güçlükle karşılaşmakta, bu da kapanmalarına neden olabilmektedir. Bunlardan başlıcaları mali güçlükler, özellikle sermaye oluşturma ve kadın kooperatiflerine yönelik genel anlayışın yetersiz olmasıdır. Kadın kooperatifleri ayrıca iş yönetimi becerilerinin ve operasyonel kapasitenin yetersizliği, kooperatiflerin en iyi ne şekilde ortaklarının yararına hizmet edebileceği ile ilgili yeterli bilgilerinin olmaması gibi çeşitli iç güçlüklerle de karşılaşmaktadırlar.

KOOP OKUL PROJESİ; BİLSEK bünyesinde tasarlanma aşamasına gelindiğinde aslında kooperatiflerin bugün en büyük sorununun hukuki, ekonomik ve eğitim olduğu tespit edilmiş olup, bu noktada eğitimle başladığımız zaman diğer sorunlarında kendiliğinden çözüleceği kanısı oluşmuştur.

BAGEV- BİLSEK işbirliği ile oluşturulan KOOP OKUL projesi; geniş kitlelere ulaşırken ülke ekonomisinde büyük bir yer alabilecek kooperatiflerle böyle bir projenin uygulamaya konulması gerek kooperatiflere aktarılan hibe desteklerinin gerekse kooperatiflerin kendi koymuş oldukları öz sermayenin çağın gerekliliklerine uygun, bilimsel ve teknolojik altyapıyla yönetilmesini sağlayacaktır. Emeğin, sermayenin boşa gitmesinin önüne geçecek olan “KOOP OKUL PROJESİ” ile kooperatiflerin birleşerek daha çok üretim, satış ve sermaye artışı sağlamalarının yolunu açacaktır. Bu uygulama, işletme koçları eşliğinde disiplinli bir şekilde takip edildiğinde istihdam, ithalat ve özellikle ihracatın yolunu açacaktır.

Amacımız

Bilim, sanat, eğitim, kültür alanlarında gerek bireysel gerek kurumsal gerekse de sivil toplum kuruluşları gibi gönüllülük üzerine kurulmuş topluluklar ile işbirliği yapar. Bu doğrultuda bireyin ve toplumun gelişmesi, farkındalık oluşturması, üretimin içinde bilinçli yol alabilmesi için üretim, imalat, satış, pazarlama, eğitmenlik, insan kaynakları yönetimi, halkla ilişkiler, koçluk, mentorlük, vb. çalışmalara eğitim ve organizasyon destek hizmetlerini sunar.

“Kooperatifçiliğe daha elverişli bir ortam sağlamak; toplumda olumlu bir kooperatifçilik imajı oluşturmak ve sektöre güveni artırmak; verimli ve etkin uygulamaları ortaya çıkarmak; sürdürülebilirlik, rekabet edebilirlik ve yenilikçiliği sağlamak; kooperatiflerin ekonomik kalkınmaya ve gelirin daha adil paylaşımına olan katkılarını arttırmaktır.”

  Bilim çalışmalarından, sanat atölyelerine, her tür mesleki geliştirme ve idame eğitimleri, organizasyonların yapısına göre kültürel etkinlikler kapsamında toplam 3.600 eğitim modülü ve eğitmen portföyü ile hizmet üretimi yapmaktadır.

Hedefimiz

1.Bölgenin ekonomik yapısının güçlendirilmesi, istihdam ve gelir düzeyinin yükseltilmesi ve bölgede sermaye birikiminin hızlandırılması.

2.Bölgede ekonomik bütünleşmenin geliştirilmesi ve bölge içindeki farklılıkların asgari düzeye indirilmesi,

3.Sektörel faaliyetlerin çeşitlendirilmesi ve sektörel bazda dengeli bir ekonomik gelişmenin sağlanması,

4.Bölgede mevcut doğal kaynakların ve çevresel yapının korunması ve geliştirilmesi.

5.KOOP OKUL eğitim süresince oluşacak yeni projeler ile bölge ve havza bazında nitelikli ürün ve hizmetler üretilmesi sağlanacaktır.

6. Proje ile toplum vizyonuna değer katarak birlikteliği öne çıkaran kapsayıcı ve bütünleştirici çalışmaları ile Türkiye’nin ilk işletme üretim ve yönetim eğitimi olmak.

Tüm bu çalışmalar projenin ana hedefleri olup fark yaratarak toplumsal huzur ve refahı sağlamayı hedeflemektedir.

STRATEJİK HEDEFLER

Kamu teşkilatlanması ve kooperatiflere hizmet sunum biçimi yeniden yapılandırılacaktır
Eğitim, danışmanlık, bilgilendirme ve araştırma faaliyetleri geliştirilecektir.
Örgütlenme kapasitesi ve kooperatifler arası iş birliği olanakları arttırılacaktır.
Sermaye yapısı ile kredi ve finansmana erişim imkânları güçlendirilecektir.
İç ve dış denetim sistemleri tümüyle revize edilecektir.
Kurumsal ve profesyonel yönetim kapasitesi arttırılacaktır.
Mevzuat altyapısı uluslararası esaslara ve ihtiyaçlara göre geliştirilecektir.
ÇIKTI ve SONUÇLAR

1. Gönüllü ve herkese açık ortaklık: Kooperatifler; cinsel, sosyal, ırksal, siyasal ve dinsel ayırımcılık olmaksızın, hizmetlerinden yararlanabilecek ve ortaklığın sorumluluklarını kabule razı olan herkese açık gönüllü kuruluşlardır. Proje ile ortak çalışma kültürünün gelişmesine imkan sağlanacaktır.

2. Ortaklar tarafından gerçekleştirilen demokratik denetim: Kooperatifler; politika oluşturma ve karar alma süreçlerine katılan ortaklarca denetlenen demokratik kuruluşlardır. Seçilmiş temsilci olarak hizmet edenler, ortaklara karşı sorumludur. Birim kooperatif kuruluşlarında ortaklar eşit oy hakkına sahiptir. Eğitimler aracılığı ile demokratik anlamda yönetim hakkında tecrübe sahibi olunacaktır.

3. Ortakların ekonomik katılımı: Ortaklar, kooperatiflerinin sermayesine adil bir şekilde katkıda bulunur ve bunu demokratik olarak yönetirler. Bu sermayenin en azından bir kısmı genellikle kooperatifin ortak mülkiyetidir. Çoğunlukla ortaklar, üyeliğin bir koşulu olarak taahhüt edildiği üzere sermaye üzerinden kısıtlı miktarda gelir elde ederler. Proje ile ortaklar gelir fazlasını, “En azından bir kısmı taksim olunamaz kaynaklar” oluşturma yoluyla kooperatiflerini geliştirme, kooperatifle yapmış oldukları işlemlerle orantılı olarak ortaklarına kâr sağlama ve ortaklarca onaylanan diğer faaliyetlere destek olma gibi amaçlarında kullanabilecekler.  

4. Özerklik ve bağımsızlık: Kooperatifler; özerk, kendi kendine yeten ve ortaklarınca yönetilen kuruluşlardır. Kooperatifler, hükümetler dâhil olmak üzere diğer kuruluşlarla bir anlaşmaya girmeleri ya da dış kaynaklar yoluyla sermayelerini artırmaları durumunda, bunu kooperatiflerin özerkliğini sürdürecek ve ortaklarının demokratik yönetimini koruyacak şekilde gerçekleştirirler. KOOP OKUL kapsamında yapılacak olan işletme koçlarının kooperatiflerin iştiraklerine göre tespit edeceği üretim modeline göre yeni eğitim hizmet modelleri oluşacaktır.

5. Eğitim, öğrenim ve bilgilendirme: Kooperatifler; ortaklarına, seçilmiş temsilcilerine, yöneticilerine ve çalışanlarına kooperatiflerinin gelişimine etkin bir şekilde katkıda bulunabilmeleri için eğitim ve öğretim imkânı sağlar. Kooperatifler, genel kamuoyunu özellikle de gençleri ve kamuoyunu oluşturanları iş birliğinin şekli ve yararları konusunda bilgilendirirler. KOOP OKUL ile kooperatifler eğitim maliyetlerini düşürecek ve kooperatiflerine nitelikli eğitimi sağlama imkânı bulacaklar.

6. Kooperatifler arasında işbirliği: Kooperatifler; yerel, ulusal, bölgesel ve uluslararası oluşumlarla birlikte çalışarak ortaklarına daha etkin bir şekilde hizmet eder ve kooperatifçilik hareketini güçlendirir. Kooperatifler tarafından, işletme yönetim bilimlerinin bilinmemesi nedeniyle devletimizin vermiş olduğu destek ve hibe programlarının etkin kullanılmaması veya bilinçsizce tüketilmesinin önüne geçilebilecek olup, bilinçli işletmelerin oluşturulması ile gerek ülke ekonomisinde ithalat-ihracat hacminin artırılması gerekse de istihdam olanaklarının oluşmasında pek çok katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

7. Topluma karşı sorumlu olma: Kooperatifler, ortaklarınca onaylanan politikalar aracılığıyla toplumlarının sürdürülebilir kalkınması için çalışırlar. Ülke vatandaşları olarak kooperatifçilik anlayışının özünde bulunan topluma ve bireye hizmet konusunda daha çok noktaya ulaşım sağlamaktır. KOOP OKUL ile dar gelirli kişilerin ek gelir elde ederek özgüvenlerinin yükseltilmesine yardımcı olunacaktır.

Dünyada üzerinde en çok çalışılan kadın kooperatifi Hindistan’ın Gujarat eyaletinde 1972’de kurulan Serbest Çalışan Kadınlar Birliği (SEWA) olmuştur. Bu kooperatif, içinde her kast, sınıf ya da dinden kadının yer aldığı bir kadın örgütlenmesi olarak çalışmaya başlamıştır. Kooperatifi örgütleyenler, okuryazarlık gibi eğitim konuları üzerinde durmuşlar ve küçük ekmek yapım işini büyüterek yaklaşık iki milyon ortaklı, yılda 100 milyon USD’nin üzerinde kazanç getiren ve bunu kâr payı olarak tekrar kooperatif ortaklarına dağıtan büyük bir işletmeye dönüştürmüşlerdir. (Datta, P.B. and Gailey, 2012; Jones et al, 2012; Datta, R 2003; Eşim, 2003; Eşim, 2000).Örnekte görüldüğü gibi ülkemizde de kooperatiflerin büyümemesinde ki en büyük sorun asıl olarak bilgi yetersizliğidir.

Yapılan çalışmalarda kooperatiflerin kişisel karakteristikleri; dinamik, bağımsız, özgüvenli, rekabetçi ve amaç yönelimli olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda kooperatiflerin ekonomik hayatta yer almalarını sağlayacak politika ve projelere öncelik verilmesi ile onları ekonomik ve sosyal gelişmeye önemli katkılar sağlayan potansiyel güç hâline getirmek mümkündür. Bununla birlikte kooperatiflerin, girişimcilik faaliyetlerinde önemli engellerle karşılaştıkları ve oldukça zorlandıkları ifade edilebilir.

Bu proje, girişimciliğin hız kazandığı günümüz dünyasında, kooperatifçilik faaliyetlerinde karşılaşılan engelleri ve yaratacakları fırsatları kuramsal bir çerçevede ele almayı amaçlayarak kooperatifçilik anlamında yol alabilmeleri için girişimcilik, finansal okuryazarlık, hitabet, kurumsal iletişim, kurumsal yönetim, liderlik gibi eğitimlerle öz güven arttırıcı uygulamaları hedeflemektedir.

Bünyemizde bulunan mevcut müşteri portföyü üzerinde vermiş olduğumuz eğitim ve uygulamalar bugüne kadar pek çok bireyin akademik, ekonomik, sosyal anlamda kariyer edinmelerini sağladığı gibi ülke ekonomisine ve kendi ekonomilerine katkı sunmuştur. KOOP OKUL PROJESİ kapsamında daha geniş kitlelere ulaşırken bir diğer yandan ülke ekonomisinde büyük bir yer alabilecek kooperatifler ile böyle bir projenin uygulamaya konulması gerek kooperatiflere aktarılan hibe desteklerinin gerekse kooperatiflerin kendi koymuş oldukları öz sermayenin çağın gerekliliklerine uygun bilimsel ve teknolojik altyapıyla yönetilmesini sağlayacaktır.