Avrupa kooperatiflerinin tarihi 19. yüzyılın ortalarına kadar uzanmaktadır. Ayrıca Kuzey Amerika ve Okyanusya’da kooperatifler yine 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır. 1844’te Büyük Britanya’da kurulan “Rochdale Equited For Equioneers” derneği gıda maliyetlerini düşürerek ve istihdam ve eğitim fırsatlarını artırarak, üyelerinin yaşam koşullarını iyileştirmeyi amaçlamaktaydı. Almanya’da ise kooperatiflerin gelişiminde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilen Raiffeisen Bankası 1864 yılında kurulmuştur. Raiffeisen’in birincil amacı, “kendi kendine yardım” fikrine dayanarak kırsal alanlarda tasarruf ve kredi hizmetleri sağlamaktı. Danimarka kooperatiflerinin 1880’lerde kurulması, hem ucuz ithal tahılla hem de tarife korumasının azalmasıyla yakından bağlantılıydı. Benzer şekilde, Fransa ve Hollanda’da kooperatiflerin faaliyete geçmesi, çiftçilerin 19. yüzyılın sonlarında yaşanan tarımsal ekonomideki krize yanıtı olarak gösterilebilir. 1877’de, Hollanda’daki çiftçiler, kaliteli kimyasal gübre satın almak için ilk kooperatiflerini kurmuşlardır. 1880’lerde ise Fransız çiftçiler, aracıların pazar hâkimiyetine karşı koymak amacıyla ortak gübre alımları için bir sendika altında toplanmışlardır. AB ülkelerinde çiftçilerin kooperatif kurmalarının en önemli nedeni, küçük toprak sahibi çiftçilerin karşılaştıkları ekonomik zorluklardı. Pazarlık gücündeki dengesizlik nedeniyle, tarım üreticileri ekonomik koşullarını iyileştirmek ve piyasa başarısızlıklarının negatif etkilerini azaltmak için kurumsal yapılanmaya ihtiyaç duymuşlardır. Kooperatiflerde üst örgütlenme, bir ülkede kooperatiflerin, birim kooperatiften ulusal birliğe kadar dikey olarak örgütlenmesidir. Kooperatif üst örgütlerinin kurulması hem devlet politikalarını etkilemek hem de bölgesel ve ulusal düzeyde ortak işletmeler kurmak suretiyle yerel kooperatiflerin gelişimini desteklemiştir. Bireyler, tek başlarına yapamayacakları veya birlikte yapmalarında yarar bulunan işleri en iyi bir biçimde ve en az maliyetle yapmak üzere ekonomik güçlerini bir araya getirerek birim kooperatifleri; aynı amaçla, birim kooperatifler de güçlerini bir araya getirerek birim üstü kooperatifleri (kooperatifler birliği, merkez birliği, ulusal birliği) oluşmaktadır. Finlandiya tarım kooperatiflerinin tarihsel gelişimi ve sahip oldukları refah seviyesi bu iddiayı desteklemektedir. Çiftçilerin her zaman bir iş birliği geleneğine sahip olduğu Finlandiya’da, merkezi bir kuruluş olan Pellervo Society’nin (Finlandiya Pellervo Kooperatifleri) kurulmasından sonra kooperatiflerde hızlı bir büyüme yaşanmıştır Tarımsal kooperatifler, Finlandiya tarım sektöründe, 20. yüzyılın başlarından bu yana, çoğu gıda ürününde pazarın yarısından fazlasına hâkim olarak, önemli bir rol oynamaktadır